Herhangi bir kelime yazın!

"anger" in Turkish

öfke

Definition

Haksızlık, acı veya hayal kırıklığı karşısında hissedilen güçlü hoşnutsuzluk veya öfke duygusu. Sessizce geçebilir ya da çok yoğun hissedilebilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sayılmaz; genel olarak 'öfke' şeklinde kullanılır, 'bir öfke' denmez. Yaygın örnekler: 'öfke hissetmek', 'öfkeyle', 'bir şeye öfke'. 'Öfke', günlük 'kızgın' veya 'üzgün'den daha güçlü ve resmidir.

Examples

His face showed anger after the argument.

Tartışmadan sonra yüzünde **öfke** vardı.

She spoke with anger in her voice.

Sesinde **öfke** vardı.

He felt anger when he heard the news.

Haberi duyunca **öfke** hissetti.

I could hear the anger in his reply, even over text.

Cevabında, yazışmada bile, **öfke**yi hissedebildim.

She took a deep breath instead of reacting in anger.

**Öfkeyle** tepki vermek yerine derin bir nefes aldı.

A lot of his anger came from feeling ignored for years.

Onun **öfkesinin** çoğu, yıllarca görmezden gelinmekten kaynaklandı.