"amphitheatre" in Turkish
Definition
Amfitiyatro; ortasında açık bir alan bulunan, tribün şeklinde oturma yerleriyle çevrili büyük dairesel veya oval yapı olup, eski çağlarda halka açık etkinlikler, gösteriler veya spor için kullanılırdı.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok antik Roma veya Yunan yapıları için kullanılır; modern açık hava performans alanlarını tanımlamak için de kullanılabilir. Günlük konuşmada nadiren geçer; genellikle resmi veya akademik metinlerde kullanılır.
Examples
The Roman Colosseum is a famous amphitheatre.
Roma Kolezyumu, ünlü bir **amfitiyatro**dur.
The actors performed in the open amphitheatre.
Oyuncular açık **amfitiyatro**da sahne aldı.
We visited an ancient Greek amphitheatre on our trip.
Seyahatte antik bir Yunan **amfitiyatrosu**nu ziyaret ettik.
Outdoor concerts are sometimes held in a modern amphitheatre.
Açık hava konserleri bazen modern bir **amfitiyatro**da düzenlenir.
The city's new amphitheatre has amazing acoustics for live shows.
Şehrin yeni **amfitiyatrosu**, canlı gösteriler için muhteşem akustiğe sahip.
It felt incredible to stand in the middle of the ancient amphitheatre and imagine crowds cheering.
Antik **amfitiyatronun** ortasında durup kalabalığın tezahüratını hayal etmek harikaydı.