"amicably" in Turkish
Definition
Tartışma veya kötü duygu olmadan, karşılıklı anlayış içinde dostça ve barışçıl şekilde hareket etmek veya ayrılmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya taraflar arası sorunlarda kullanılır; 'dostça çözmek', 'barışçıl ayrılmak' gibi ifadelerle geçer.
Examples
They discussed the problem amicably.
Onlar sorunu **dostça** tartıştılar.
The meeting ended amicably.
Toplantı **dostça** sona erdi.
They separated amicably after many years.
Uzun yıllardan sonra **dostça** ayrıldılar.
We managed to resolve the contract dispute amicably.
Sözleşme anlaşmazlığını **dostça** çözmeyi başardık.
Thankfully, both sides agreed to part ways amicably.
Neyse ki her iki taraf da **dostça** ayrılmaya razı oldu.
Despite the disagreement, everything was handled amicably.
Anlaşmazlığa rağmen her şey **dostça** halledildi.