"ambassadorship" in Turkish
Definition
Bir kişinin büyükelçi olarak görev yaptığı pozisyonu veya bu görevde kaldığı süreyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Kelime daha çok resmi ve diplomatik ortamlarda kullanılır; kişiden ziyade görevi ya da dönemi belirtir.
Examples
Her ambassadorship in France lasted four years.
Fransa'daki **büyükelçilik görevi** dört yıl sürdü.
He prepared for his ambassadorship by learning the country's language.
**Büyükelçilik görevi** için ülkenin dilini öğrenerek hazırlandı.
After his ambassadorship, he wrote a book about his experiences.
**Büyükelçilik dönemi** bittikten sonra deneyimleri hakkında bir kitap yazdı.
Landing the ambassadorship to Japan was a huge honor for her.
Japonya'ya **büyükelçilik görevi** almak onun için büyük bir onurdu.
His brief ambassadorship left a lasting impact on relations between the countries.
Onun kısa **büyükelçilik dönemi** iki ülke ilişkilerine kalıcı bir etki bıraktı.
The president announced her ambassadorship during the press conference.
Cumhurbaşkanı basın toplantısında onun **büyükelçilik görevini** açıkladı.