"amassed" in Turkish
Definition
Bir şeyi zamanla çok miktarda toplamak veya biriktirmek; genellikle para, bilgi veya nesneler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yazılı dilde yaygın kullanılır. 'amassed wealth', 'amassed evidence' gibi kalıplarla ve zaman içinde yavaşça biriken durumlar için uygundur; hızlı toplananlar için kullanılmaz.
Examples
He amassed a large collection of stamps.
O büyük bir pul koleksiyonu **biriktirdi**.
They amassed enough money to buy a house.
Onlar bir ev almak için yeterince para **biriktirdi**.
Over the years, the scientist amassed a lot of data.
Yıllar içinde bilim insanı çokça veri **biriktirdi**.
By the end of his career, she had amassed impressive experience.
Kariyerinin sonunda etkileyici bir deneyim **biriktirdi**.
He amassed a fortune through careful investments.
Dikkatli yatırımlarla bir servet **biriktirdi**.
They have amassed so many followers online in just a year.
Sadece bir yılda çevrimiçi çok sayıda takipçi **biriktirdiler**.