"alluring" in Turkish
Definition
Çok cazip, ilgi çekici ya da baştan çıkarıcı; insanda hayranlık veya merak uyandıran.
Usage Notes (Turkish)
'Alluring' genellikle esrarengiz veya çekici bir özellik taşıyan insanlar, yerler veya cazip teklifleri tanımlar. 'Alluring smile', 'alluring offer' gibi örneklerde görülür; sadece fiziksel güzellik için kullanılmaz.
Examples
The dress has an alluring color.
Elbisenin **çekici** bir rengi var.
He gave her an alluring smile.
Ona **çekici** bir gülümseme attı.
The city is alluring at night.
Şehir geceleyin çok daha **cazibeli**.
There's something alluring about the unknown.
Bilinmeyenin içinde bir **cazibe** var.
They made an alluring offer we couldn't refuse.
Bize reddedemeyeceğimiz kadar **çekici** bir teklif sundular.
Her voice is strangely alluring.
Onun sesinde tuhaf şekilde **cazibeli** bir şeyler vardı.