Herhangi bir kelime yazın!

"allow" in Turkish

izin vermekolanak tanımak

Definition

Birinin bir şey yapmasına izin vermek veya bir şeyi mümkün kılmak. Ayrıca bazı kurallar veya sınırlar dahilinde bir şeyi kabul etmek anlamına da gelebilir.

Usage Notes (Turkish)

'allow someone to do something' ve 'allow for something' yapılarıyla sık kullanılır. 'Let' kelimesinden daha resmidir; kurallarda, izinlerde, bir şeyi mümkün kılan durumlarda kullanılır.

Examples

My parents allow me to stay up late on weekends.

Ailem hafta sonları geç saatlere kadar uyanık kalmama **izin veriyor**.

This ticket does not allow entry after 8 p.m.

Bu bilet saat 8'den sonra girişe **izin vermez**.

The new road will allow faster travel to the city.

Yeni yol, şehre daha hızlı ulaşmayı **mümkün kılacak**.

They won't allow any exceptions, no matter who asks.

Kim isterse istesin, hiçbir istisnaya **izin vermeyecekler**.

The budget doesn't allow us to hire more people right now.

Bütçe şu anda daha fazla kişi almamıza **olanak tanımıyor**.

We should allow for some extra time in case traffic is bad.

Trafik kötü olursa diye ekstra zaman **hesaba katmalıyız**.