"aimless" in Turkish
Definition
Belirli bir amacı veya yönü olmayan, ne yapacağına karar vermemiş davranış veya durumu tanımlar. Odak veya plan eksikliğini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz anlam taşır ve 'aimless walk', 'aimless life' gibi ifadelerle sıkça kullanılır. 'Pointless' (anlamsız) ile karıştırmayın; 'aimless' yönsüz veya amaçsız, ama faydasız değildir.
Examples
He took an aimless walk around the city.
O şehirde **amaçsız** yürüyüşe çıktı.
Her answers were aimless and confusing.
Onun cevapları **amaçsız** ve kafa karıştırıcıydı.
Their project seemed aimless without a plan.
Projeleri plansız olunca **amaçsız** görünüyordu.
After losing his job, he felt completely aimless for months.
İşini kaybettikten sonra aylarca tamamen **amaçsız** hissetti.
Their conversation drifted in an aimless direction.
Sohbetleri **amaçsız** bir yöne kaydı.
Sometimes, a little aimless wandering helps clear my mind.
Bazen azıcık **amaçsız** dolaşmak kafamı toparlamama yardımcı oluyor.