"ahead of" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin konumda, zamanda ya da ilerlemede başka birinin veya şeyin önünde olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve gündelik kullanıma uygun; genellikle zaman, konum veya ilerleme ile ilgili ifadelerde ('ahead of schedule' gibi) kullanılır. 'in advance' ile karıştırmayın.
Examples
The red car is ahead of the blue car.
Kırmızı araba, mavi arabanın **önünde**.
We finished the project ahead of schedule.
Projeyi takvimden **önce** bitirdik.
She is ahead of her classmates in math.
O, matematikte sınıf arkadaşlarının **önünde**.
Try to plan your work ahead of time to avoid stress.
Stresten kaçınmak için işini **önceden** planlamaya çalış.
If we leave now, we'll get there ahead of the crowds.
Şimdi çıkarsak, kalabalığın **önünde** varırız.
Their company is always ahead of the competition with new ideas.
Şirketleri her zaman yeni fikirlerle rakiplerinin **önünde**.