"aggressor" in Turkish
Definition
Bir kişiye, gruba veya ülkeye karşı ilk saldırıyı başlatan kişi, grup ya da devlettir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, yasal veya haber metinlerinde, çoğunlukla çatışmalar ya da savaşlar hakkında kullanılır. Gündelik konuşmalarda sık kullanılmaz.
Examples
The aggressor started the fight in the schoolyard.
Okul bahçesindeki kavgayı **saldırgan** başlattı.
In a war, the aggressor is the country that attacks first.
Bir savaşta, **saldırgan** ilk saldıran ülkedir.
The police quickly stopped the aggressor during the protest.
Polis, protesto sırasında **saldırganı** hızla durdurdu.
They claimed to be defending themselves, but everyone saw who the real aggressor was.
Kendilerini savunduklarını iddia ettiler, ama herkes gerçek **saldırganın** kim olduğunu gördü.
In any conflict, it's not always easy to identify the aggressor.
Herhangi bir çatışmada, **saldırganı** tespit etmek her zaman kolay değildir.
Nobody expected him to become the aggressor in the negotiation.
Müzakere sırasında onun **saldırgan** olacağı kimsenin aklına gelmemişti.