"adversely" in Turkish
Definition
Bir şeyin kötü veya zararlı bir etkiyle gerçekleşmesi; durumu daha kötü hale getirmesi.
Usage Notes (Turkish)
‘adversely affect’, ‘adversely impact’ gibi kalıplarda resmi yazışmalarda veya haberlerde sıkça geçer ve her zaman olumsuz anlam taşır.
Examples
The storm adversely affected the crops.
Fırtına mahsulleri **olumsuz şekilde** etkiledi.
Smoking can adversely impact your health.
Sigara içmek sağlığınızı **olumsuz şekilde** etkileyebilir.
The new law might adversely affect small businesses.
Yeni yasa küçük işletmeleri **olumsuz şekilde** etkileyebilir.
If I'm adversely affected by this decision, I'll let you know.
Bu karardan **olumsuz şekilde** etkilenirsem, seni bilgilendiririm.
Many people believe fast food has adversely changed eating habits.
Birçok kişi fast foodun yeme alışkanlıklarını **olumsuz şekilde** değiştirdiğine inanıyor.
The medication didn’t work as expected and adversely influenced his recovery.
İlaç beklenildiği gibi işe yaramadı ve iyileşmesine **olumsuz şekilde** etki etti.