"adulterous" in Turkish
Definition
Bir kişinin eşinden başkasıyla romantik ya da cinsel ilişki yaşaması durumunu ifade eder. Genellikle evlilik dışı ilişkiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya hukuki metinlerde geçer; günlük konuşmada 'aldatan', 'sadakatsiz' gibi ifadeler tercih edilir.
Examples
He was accused of having an adulterous relationship.
Ona **zina yapan** ilişki yaşamakla suçlandı.
An adulterous affair can destroy trust in a marriage.
**Evlilik dışı ilişki** bir evlilikte güveni yok edebilir.
She left her husband after learning about his adulterous behavior.
Kocasının **zina yapan** davranışını öğrendikten sonra ondan ayrıldı.
Rumors of his adulterous past spread quickly in the small town.
Küçük kasabada onun **zina yapan** geçmişiyle ilgili söylentiler hızla yayıldı.
It's hard for some people to forgive adulterous mistakes in a relationship.
Bazı insanlar ilişkideki **zina yapan** hataları affetmekte zorlanır.
The movie tells the story of an adulterous romance and its consequences.
Film, **evlilik dışı ilişki** ve sonuçlarını anlatıyor.