"adroit" in Turkish
Definition
Zor durumları ya da el becerisi gerektiren işleri ustalıkla ve zekice yapabilen kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Resmi bir kelimedir; genelde 'adroit at...' şeklinde kullanılır. Beceriyi ve zekâyı birlikte ifade eder.
Examples
She is adroit at painting beautiful landscapes.
O, güzel manzara resimleri yapmada oldukça **usta**.
The adroit surgeon finished the operation quickly.
O **usta** cerrah ameliyatı hızla bitirdi.
His adroit handling of the situation impressed everyone.
Durumu **usta** bir şekilde yönetmesi herkesin dikkatini çekti.
With an adroit flip of her wrist, she caught the falling cup.
Bileğini **usta** bir hareketle çevirerek düşmekte olan bardağı yakaladı.
He gave an adroit response that avoided any controversy.
Tartışmadan kaçınan bir **usta** cevap verdi.
The politician's adroit use of words changed the mood in the room.
Politikacının kelimeleri **usta** kullanması, odadaki havayı değiştirdi.