"accomplice" in Turkish
Definition
Bir başkasına yasa dışı veya yanlış bir şey yapmasında yardım eden kişi, genellikle suçlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'suç ortağı' sadece suçlarda veya yanlış işlerde kullanılır. 'accomplice to a crime' suç ortağı anlamındadır; olumlu işbirliği için kullanılmaz.
Examples
The police arrested the thief and his accomplice.
Polis, hırsızı ve onun **suç ortağını** yakaladı.
She was found to be an accomplice in the robbery.
Onun soygunun **suç ortağı** olduğu tespit edildi.
He refused to be an accomplice to the crime.
Suça **suç ortağı** olmayı reddetti.
Without his accomplice, the plan would have failed.
**Suç ortağı** olmasaydı, plan başarısız olurdu.
He acted as the getaway driver, making him an accomplice.
Kaçış aracının şoförü olarak hareket etti ve **suç ortağı** oldu.
She didn't commit the fraud alone—the evidence points to at least one accomplice.
Dolandırıcılığı tek başına yapmadı—kanıtlar en az bir **suç ortağı**na işaret ediyor.