"acclimated" in Turkish
Definition
Kişinin yeni bir ortam, durum veya koşullara özellikle iklim, kültür ya da düzene alışmış olması durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yeni iklime, kültüre veya programa alışmak için kullanılır. 'Alıştı' ya da 'uyum sağladı'dan daha resmidir.
Examples
After a week, I finally acclimated to the hot weather.
Bir hafta sonra sonunda sıcak havaya **alışmış**tım.
The dog acclimated quickly to its new home.
Köpek yeni evine hızla **alışmış**.
She acclimated to city life after moving from a small town.
Küçük bir kasabadan taşındıktan sonra şehir hayatına **alışmış**.
I thought I’d never get used to the altitude, but I soon acclimated.
Yüksekliğe asla **alışamam** sanmıştım ama kısa sürede **alışmış** oldum.
It took us a while, but we finally acclimated to the early mornings at our new job.
Biraz zaman aldı ama sonunda yeni işimizdeki erken sabahlara **alışmış** olduk.
Most students are acclimated by the second week of college life.
Çoğu öğrenci, üniversite hayatının ikinci haftasında **alışmış** olur.