"acclaimed" in Turkish
Definition
Bu kelime, genellikle eleştirmenler veya uzmanlar tarafından övgü veya takdir görmüş kişi ya da şeyleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sanatçılar, yazarlar, filmler veya başarılar için, resmi ve profesyonel ortamlarda kullanılır. Sadece popülerlik değil, uzmanların övgüsünü ifade eder.
Examples
The film was acclaimed by critics around the world.
Film, dünya çapında eleştirmenler tarafından **övgüyle karşılandı**.
She is an acclaimed author of children's books.
O, çocuk kitaplarının **takdir edilen** bir yazarıdır.
The acclaimed chef opened a new restaurant downtown.
O **övülen** şef şehir merkezinde yeni bir restoran açtı.
That was an acclaimed performance—everyone stood up to applaud.
Bu, **övgüyle karşılanan** bir performanstı—herkes ayağa kalkıp alkışladı.
His acclaimed research changed the field forever.
Onun **övgüyle karşılanan** araştırması alanı sonsuza dek değiştirdi.
The restaurant quickly became one of the most acclaimed places to eat in the city.
Restoran kısa sürede şehrin en **takdir edilen** yerlerinden biri haline geldi.