"abstained" in Turkish
Definition
Bir şeyi özellikle yapmamayı seçmek; en çok oylamaya katılmamak ya da belirli bir aktivite veya yiyecekten uzak durmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle oylama sırasında ('abstained from voting') resmi olarak kullanılır. Ayrıca kişisel tercihlerde (diyet, alışkanlık) de görülür. 'Refused' (reddetti) kadar kesin veya olumsuz değildir, daha tarafsızdır.
Examples
She abstained from eating sweets during the month.
O ay boyunca tatlı yemekten **uzak durdu**.
Three members abstained from the vote.
Üç üye oy kullanmaktan **çekimser kaldı**.
He abstained from drinking alcohol at the party.
Partide alkol içmekten **uzak durdu**.
Several people abstained, so the decision wasn’t unanimous.
Birkaç kişi **çekimser kaldığı** için karar oybirliğiyle alınmadı.
I abstained from commenting because I didn’t know enough about the topic.
Konu hakkında yeterince bilgim olmadığı için yorum yapmaktan **çekimser kaldım**.
We all ordered dessert, but Mark abstained.
Hepimiz tatlı sipariş ettik ama Mark **uzak durdu**.