"a sporting chance" in Turkish
Definition
Başarıya ulaşmak garanti olmasa da, adil ve makul bir şans olduğunu ifade eder; çaba veya şansla mümkün olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Yarı-resmi bir deyimdir, 'give' veya 'have' ile birlikte kullanılır. Şansın adil ancak garanti edilmediğini vurgular.
Examples
Everyone deserves a sporting chance to succeed.
Herkesin başarılı olmak için **adil bir şansı** hak ediyor.
The team still has a sporting chance to win the game.
Takımın hala maçı kazanmak için **makul bir şansı** var.
He gave the animal a sporting chance to escape.
Hayvana kaçması için **adil bir şans** verdi.
We're behind in the polls, but we've still got a sporting chance if we work hard.
Anketlerde gerideyiz ama eğer çalışırsak hâlâ **adil bir şansımız** var.
If you leave now, you'll have a sporting chance of catching the train.
Şimdi çıkarsan, treni yakalamak için **makul bir şansın** olur.
They like tough odds, as long as there’s a sporting chance of making it.
Onlar zor ihtimalleri sever, yeter ki **adil bir şans** olsun.