"a marked man" in Turkish
Definition
Birinin zarar vermek veya yakalamak istediği, tehlikede veya şüphe altında olan kişiyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle suç, suçlu veya gerilimli ortamlarda kullanılan deyimsel bir ifadedir. Sadece erkekler için değildir, ancak 'a marked man' daha yaygındır. Ünlü veya popüler anlamına gelmez.
Examples
Ever since he testified in court, he's a marked man.
Mahkemede ifade verdikten sonra **hedefteki adam** oldu.
After betraying the gang, Tom was a marked man.
Çeteye ihanet ettikten sonra Tom **işaretli adam** olmuştu.
Once the secret was out, he became a marked man.
Sır ortaya çıkınca **hedefteki adam** oldu.
Ever since the story hit the news, John’s a marked man around here.
Haber ortaya çıkınca John burada **işaretli adam** oldu.
Once you cross the boss, you're a marked man in this business.
Patrone karşı çıkarsan bu işte **hedefteki adam** olursun.
He walks around like a marked man, always looking over his shoulder.
Sürekli omzunun üzerinden bakarak **hedefteki adam** gibi dolaşıyor.