Herhangi bir kelime yazın!

"a lucky streak" in Turkish

şans serisişanslı dönem

Definition

Kısa bir sürede arka arkaya şanslı olaylar veya başarılar yaşanan dönem.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada oyun, kumar, spor veya yaşamda art arda gelen şans ve başarılar için kullanılır. Tersi: 'losing streak'. 'on a lucky streak', 'have a lucky streak' kalıpları yaygın.

Examples

He is on a lucky streak and won three games in a row.

O şu anda **şans serisinde** ve arka arkaya üç oyun kazandı.

Sarah had a lucky streak and found money on the street two days in a row.

Sarah'nın **şans serisi** vardı; iki gün üst üste sokakta para buldu.

After a long losing period, our team finally hit a lucky streak.

Uzun bir mağlubiyetten sonra, takımımız sonunda **şanslı bir döneme** girdi.

Wow, you're really on a lucky streak at the casino tonight!

Vay, bu gece gerçekten casinoda **şans serisindesin**!

Don't get too cocky just because you're having a lucky streak—it can end at any moment.

Sadece **şans serisindesin** diye fazla kibirlenme—her an bitebilir.

I can't believe my lucky streak—I got a promotion and won tickets to my favorite concert this week.

**Şans serime** inanamıyorum—bu hafta terfi aldım ve en sevdiğim konserin biletini kazandım.