Herhangi bir kelime yazın!

"a hue and cry" in Turkish

büyük yaygaragenel feryat

Definition

Kötü veya tartışmalı bir şeye karşı kamuoyunda yüksek sesle yapılan büyük protesto. Eskiden suçlu peşine düşerken yardım çığlığı anlamına da gelirdi.

Usage Notes (Turkish)

Bu deyim resmî veya edebi; özellikle kamuoyunun tepkisi ya da yakınmasına dair kullanılır, genelde haber ya da köşe yazılarında. Olumlu durumlar için kullanılmaz. Biraz eski moda gelebilir.

Examples

There was a hue and cry when the company raised its prices.

Şirket fiyatlarını artırınca **büyük yaygara** çıktı.

The decision sparked a hue and cry among the employees.

Karar çalışanlar arasında **büyük yaygara** yarattı.

The mayor’s comment caused a hue and cry in the city.

Belediye başkanının yorumu şehirde **büyük yaygara** çıkardı.

Every time they make a change, there’s a huge hue and cry on social media.

Her değişiklik yaptıklarında sosyal medyada **büyük yaygara** kopuyor.

The mistake went unnoticed until someone raised a hue and cry about it.

O hata, birisi **büyük yaygara** koparana kadar fark edilmedi.

No one expected such a hue and cry over a simple rule change.

Basit bir kural değişikliği için kimse böyle **büyük yaygara** beklemiyordu.