"a fresh start" in Turkish
Definition
Geçmişteki sorunları veya hataları geride bırakıp, yeni ve olumlu bir şekilde yeniden başlama fırsatı.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik bir ifadedir; hayat değişikliklerinde, yeni bir sayfa açmak istediğinizde kullanılır. 'give', 'get', 'make' gibi fiillerle sıkça geçer.
Examples
She moved to a new city for a fresh start.
O yeni bir şehirde **yeni bir başlangıç** yapmak için taşındı.
After the accident, he needed a fresh start.
Kaza sonrası **yeni bir başlangıç**a ihtiyacı vardı.
Sometimes moving on means giving yourself a fresh start.
Bazen ilerlemek, kendine **yeni bir başlangıç** vermek anlamına gelir.
Quitting that job was tough, but honestly, I needed a fresh start.
O işi bırakmak zordu, ama aslında **yeni bir başlangıç**a ihtiyacım vardı.
After the breakup, she saw moving abroad as a fresh start.
Ayrılıktan sonra yurtdışına taşınmayı **yeni bir başlangıç** olarak gördü.
You shouldn't be afraid of a fresh start—sometimes it's exactly what you need.
**Yeni bir başlangıç**tan korkmamalısın—bazen tam da ihtiyacın olan şey odur.