"a basket case" in Turkish
Definition
Aşırı stres veya karmaşa nedeniyle tamamen işlevsiz kalmış kişi veya durum için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Samimi ve biraz esprili ortamlarda kullanılır; yoğun stresli veya tamamen kontrolsüz durumları anlatır; resmi ortamda kullanılmaz.
Examples
After the accident, he was a basket case for months.
Kaza sonrası aylarca **tamamen perişan** durumdaydı.
She felt like a basket case before her final exams.
Final sınavları öncesinde kendini **tamamen perişan** hissediyordu.
This old computer is a basket case now and won’t start.
Bu eski bilgisayar artık **çok kötü durumda olan kişi** ve çalışmıyor bile.
Don’t ask me to help, I’m already a basket case today!
Benden yardım isteme, ben zaten bugün **tamamen perişan** durumdayım!
By the end of the week, the team was completely a basket case from stress.
Hafta sonunda takım stres yüzünden tamamen **tamamen perişan** olmuştu.
He used to handle anything, but after the layoffs, he’s just a basket case.
Eskiden her şeyi halledebiliyordu, ama işten çıkarmalardan sonra sadece **tamamen perişan** biri oldu.