"vindication" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin doğru veya masum olduğunun, şüphe veya suçlamalardan sonra kanıtlanması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya akademik bağlamlarda kullanılır; özellikle eleştiri ya da suçlamadan sonra doğru ya da masum olduğunu kanıtlamak anlamına gelir. 'a sense of vindication', 'seek vindication' gibi ifadelerle kullanılabilir. Duygusal ya da somut olabilir.
Examples
Her victory felt like vindication after years of hard work.
Onun zaferi, yıllar süren çalışmadan sonra bir **haklı çıkma** gibi hissettirdi.
He received vindication when the truth came out.
Gerçek ortaya çıkınca **aklanmasını** aldı.
Finding the missing document was her vindication.
Kayıp belgeyi bulmak onun için **haklı çıkma** oldu.
After years of being blamed, the news was finally his vindication.
Yıllarca suçlandıktan sonra, bu haber sonunda onun **aklanması** oldu.
There's a real sense of vindication when your ideas work out in the end.
Fikirlerin işe yaradığında gerçek bir **haklı çıkma** hissi olur.
She fought for years, and winning the case was her ultimate vindication.
Yıllarca mücadele etti ve davayı kazanmak onun için nihai **haklı çıkma** oldu.