"transitional" in Turkish
Definition
Bir durumdan veya aşamadan diğerine geçişle ilgili; son olmayan, iki evre arasındaki bir durumda.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla isimlerden önce yer alır ('transitional phase', 'transitional government'); iki aşama arasında geçişi ifade eder; akademik ve siyasi bağlamlarda yaygındır.
Examples
The country is in a transitional period after the election.
Seçimden sonra ülke **geçiş** döneminde.
A transitional government will rule until a new one is chosen.
Bir **geçiş** hükümeti, yenisi seçilene kadar yönetimde olacak.
He found it difficult to adjust in the transitional phase between school and college.
O, okul ile üniversite arasındaki **geçiş** dönemine alışmakta zorlandı.
This is just a transitional job until I find something permanent.
Bu sadece kalıcı bir iş bulana kadar olan bir **geçiş** işi.
Many young people go through a transitional stage after graduating.
Birçok genç, mezun olduktan sonra **geçiş** evresi yaşar.
I'm in a transitional phase with my living situation right now.
Şu anda yaşam düzenimde bir **geçiş** dönemindeyim.