"tooken" in Turkish
Definition
‘tooken’ yanlış/fazla samimi bir şekilde ‘alındı’ anlamında kullanılır; doğru hali ‘taken’dir. Samimi konuşmada veya espirili durumlarda rastlanır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya yazılı İngilizce'de 'tooken' kullanılmaz, sadece espriyle ya da bazı bölgelerde konuşma dilinde duyulur; daima 'taken' tercih edilmelidir.
Examples
He said someone had tooken his backpack.
Birisi onun sırt çantasını **tooken** etmiş, dedi.
The toys had already been tooken.
Oyuncaklar zaten **tooken** edilmişti.
Why have you tooken my book?
Neden benim kitabımı **tooken** ettin?
That old camera's been tooken for years—nobody even noticed.
O eski kamera yıllardır **tooken** edilmişti—kimse fark etmemiş.
Oops! I think I might've tooken your keys by mistake.
Ayy! Sanırım yanlışlıkla senin anahtarlarını **tooken** etmişim.
My brother always jokes that if something goes missing, it got tooken by ghosts.
Kardeşim şaka yapar; bir şey kaybolursa hayaletler tarafından **tooken** edilmiştir der.