"the darkest hour is just before the dawn" in Turkish
Definition
Bu deyim, en zor zamanlardan hemen sonra güzel şeylerin olabileceğini ifade eder. Umut vermek için zorluklarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan ve daha çok teselli veya umut vermek için söylenen deyimdir. Gerçek anlamında kullanılmaz.
Examples
When things feel hopeless, remember that the darkest hour is just before the dawn.
Her şey umutsuz göründüğünde, unutma: **en karanlık an şafaktan hemen öncedir**.
My friend told me that the darkest hour is just before the dawn when I lost my job.
İşimi kaybettiğimde arkadaşım bana '**en karanlık an şafaktan hemen öncedir**' dedi.
She believes the darkest hour is just before the dawn, so she keeps going.
**En karanlık an şafaktan hemen öncedir**'e inandığı için devam ediyor.
I know it’s tough right now, but the darkest hour is just before the dawn—hang in there!
Şu anda zor biliyorum ama unutma: **en karanlık an şafaktan hemen öncedir**—dayan!
Whenever life gets overwhelming, just remind yourself: the darkest hour is just before the dawn.
Hayat ne zaman zorlaşırsa, kendine hatırlat: **en karanlık an şafaktan hemen öncedir**.
He lost everything, but soon after, things turned around—the darkest hour is just before the dawn really rang true for him.
Her şeyini kaybetti ama kısa süre sonra her şey düzeldi—**en karanlık an şafaktan hemen öncedir** onun için gerçekten doğru çıktı.