Введите любое слово!

"put in a hard day at work" in Turkish

yoğun bir iş günü geçirmeksabah akşam çalışmak

Definition

Tüm günü yoğun emekle, çokça çalışarak geçirmek ve yorulmak. Genellikle gün sonunda yorgunluk ve üretkenlik hissedilir.

Usage Notes (Turkish)

Konuşma dilinde, yorucu ve uzun iş günü sonrası yorgunluk belirtmek için kullanılır. 'Bir uzun iş günü daha' gibi kullanılır; kısa işler için uygun değildir.

Examples

I put in a hard day at work and now I just want to relax.

**Yoğun bir iş günü geçirdim**, şimdi sadece dinlenmek istiyorum.

She always puts in a hard day at work during busy seasons.

Yoğun dönemlerde o her zaman **yoğun bir iş günü geçirir**.

After you put in a hard day at work, a good meal helps you recover.

**Yoğun bir iş günü geçirdikten** sonra, güzel bir yemek toparlanmaya yardım eder.

He definitely put in a hard day at work—he looks exhausted!

O kesinlikle **yoğun bir iş günü geçirmiş**—çok yorgun görünüyor!

We all put in a hard day at work, so let's celebrate a job well done.

Hepimiz **yoğun bir iş günü geçirdik**, başarılı işi kutlayalım!

You know you’ve put in a hard day at work when you can barely keep your eyes open on the train home.

Eve dönerken trende gözlerini zor açık tutabiliyorsan, gerçekten **yoğun bir iş günü geçirmişsin** demektir.