"practised" in Turkish
Definition
'Practised', bir işi tekrar tekrar yaparak beceri kazanmış ya da bu yüzden usta olmuş kişiyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
İngiliz İngilizcesinde 'practised' yazılır; Amerikan İngilizcesinde 'practiced' kullanılır. Sıfat olarak kullanıldığında resmi ya da yarı-resmi bir anlam katar, ör: 'a practised speaker'.
Examples
He practised the piano every afternoon.
O her öğleden sonra piyano **alıştırma yaptı**.
She is a practised dancer.
O, **usta** bir dansçı.
I practised writing my name in English.
İsmimi İngilizce yazmayı **alıştırma yaptım**.
With a practised eye, she spotted the error immediately.
**Usta** bir bakışla, hatayı hemen fark etti.
The chef moved with practised skill around the kitchen.
Şef mutfakta **usta** bir beceriyle hareket etti.
You can tell she's practised at public speaking— she never gets nervous.
Onun topluluk önünde konuşmada **usta** olduğu belli—asla heyecanlanmıyor.