Введите любое слово!

"placating" in Turkish

yatıştırıcıteskin edici

Definition

Birini sakinleştirmeye veya öfkesini azaltmaya çalışmak; genellikle onları memnun edecek bir şey söyleyerek ya da yaparak.

Usage Notes (Turkish)

'Placating' genellikle olumsuz ya da temkinli bir anlam taşır; kişi, çatışmadan kaçınmak için karşı tarafı yatıştırır. Sıklıkla 'placating tone', 'placating words' gibi kalıplarda geçer.

Examples

She spoke in a placating voice to calm the angry child.

O, öfkeli çocuğu sakinleştirmek için **yatıştırıcı** bir ses tonuyla konuştu.

He tried placating his boss with a small apology.

Küçük bir özürle patronunu **yatıştırmaya** çalıştı.

Her placating smile made everyone feel better.

Onun **yatıştırıcı** gülümsemesi herkesin kendini daha iyi hissetmesini sağladı.

I know you're upset, but there's no need for your placating words.

Üzgün olduğunu biliyorum, ama **yatıştırıcı** sözlerine gerek yok.

Stop placating me—I want you to be honest, not just try to make me feel better.

Beni **yatıştırmaya** çalışma—dürüst olmanı istiyorum, yalnızca beni memnun etmeye çalışma.

He gave a placating shrug when she started to argue.

O, tartışmaya başlayınca **yatıştırıcı** bir şekilde omuz silkti.