"forthright" in Turkish
Definition
Açık sözlü kişi, içindekini saklamadan ve dolandırmadan açıkça ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Açık sözlü' çoğunlukla olumlu, fakat bazen kırıcı görünebilir. 'forthright manner' veya 'forthright answer' gibi ifadelerde kullanılır.
Examples
She gave a forthright answer to his question.
O, sorusuna **açık sözlü** bir cevap verdi.
My boss is very forthright about expectations.
Patronum beklentiler konusunda çok **açık sözlüdür**.
We appreciated his forthright manner.
Onun **açık sözlü** tavrını takdir ettik.
I like people who are forthright and tell you the truth, even if it’s hard to hear.
Gerçekleri söylemek zor olsa bile **açık sözlü** insanları severim.
He’s sometimes too forthright, so people think he’s rude.
Bazen fazla **açık sözlü** olduğu için insanlar onu kaba buluyor.
Her forthright style makes meetings quick and productive.
Onun **açık sözlü** tarzı toplantıların hızlı ve verimli geçmesini sağlar.