"flare up" in Turkish
Definition
Özellikle öfke, şiddet veya bir hastalığın belirtilerinin aniden ortaya çıkması veya daha şiddetli hale gelmesi durumunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok öfke veya hastalığın belirtileri için kullanılır. Gerçek alevler için değil, duygusal ya da tıbbi durumlarda tercih edilir.
Examples
His anger can flare up without warning.
Onun öfkesi bazen hiçbir uyarı olmadan **aniden alevlenebilir**.
Old injuries sometimes flare up in cold weather.
Soğuk havada eski yaralanmalar bazen **şiddetlenebilir**.
Violence may flare up after the match.
Maçtan sonra şiddet **aniden alevlenebilir**.
My allergies always flare up in the spring.
Bahar geldiğinde alerjim her zaman **şiddetlenir**.
Things can really flare up if no one listens to each other.
Kimse birbirini dinlemezse işlerin **alevlenmesi** gerçekten mümkün.
She tried to stay calm, but her temper flared up during the meeting.
Sakin kalmaya çalıştı ama toplantıda öfkesi **aniden alevlendi**.