"drop the mic" in Turkish
Definition
Sözlü veya performansa dayalı bir durumu çok etkileyici ve kesin şekilde bitirmek; kimsenin ekleyecek bir şeyi kalmadığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi yazışmalarda kullanılmaz; mizahi ya da keskin başarı anlarında sosyal ortamda çok yaygındır. 'mikrofonu bırakmak' şeklinde de söylenir.
Examples
After her speech, she dropped the mic and walked off the stage.
Konuşmasından sonra **mikrofonu bıraktı** ve sahneden indi.
He gave the perfect answer and just dropped the mic.
Mükemmel cevabı verdi ve sadece **mikrofonu bıraktı**.
If you finish your project early, you can drop the mic at the meeting.
Projeni erken tamamlarsan toplantıda **mikrofonu bırakabilirsin**.
Her comeback was so good, all she had to do was drop the mic.
O kadar iyi bir cevap verdi ki, sadece **mikrofonu bırakması** yeterliydi.
That's the final word—time to drop the mic.
Bu son söz—artık **mikrofonu bırakma** zamanı.
He ended his presentation with a joke and a perfect mic drop moment.
Sunumunu bir şakayla ve kusursuz bir **mikrofonu bırakma** anıyla bitirdi.