Введите любое слово!

"distorting" in Turkish

çarpıtanbozmakta olan

Definition

Bir şeyi değiştirip gerçek halini ya da orijinal şeklini bozmak. Çoğunlukla bilgi, ses veya görüntülerle ilgili kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bilgi, ses ya da görüntülerin yanıltıcı veya yanlış şekilde sunulması için kullanılır. Sıklıkla 'distorting the truth', 'distorting the facts' gibi ifadelerde geçer. 'Twisting' veya 'warping'den daha resmî bir ifadedir.

Examples

The loud music was distorting his voice.

Yüksek müzik onun sesini **bozuyordu**.

The mirror is distorting my reflection.

Ayna yansımamı **çarpıtıyor**.

He is distorting the facts to win the argument.

Tartışmayı kazanmak için gerçekleri **çarpıtıyor**.

Social media can end up distorting the truth about a situation.

Sosyal medya, bir durumla ilgili gerçeği **çarpıtabiliyor**.

The photo was so stretched, it ended up distorting her face.

Foto o kadar gerildi ki, sonunda yüzü **bozuldu**.

Stop distorting what I said—I didn't mean that at all!

Söylediklerimi **çarpıtmayı** bırak—ben öyle demek istemedim!