"disconcerted" in Turkish
Definition
Beklenmedik bir şey olduğunda endişeli, kafası karışmış veya hafif mahcup hissetmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi dilde kullanılır; gündelik konuşmada azdır. Kısa süreli şaşkınlık veya rahatsızlık anlatılır, 'look', 'feel', 'seem disconcerted' ile yaygındır.
Examples
She looked disconcerted when she heard the news.
Haberi duyunca **şaşkın** göründü.
He felt disconcerted by the difficult question.
Zor sorudan dolayı kendini **şaşkın** hissetti.
The students were disconcerted by the sudden noise.
Ani gürültü öğrencileri **şaşkın** bıraktı.
He gave a disconcerted laugh, unsure how to respond.
Nasıl cevap vereceğini bilmeden **şaşkın** bir şekilde güldü.
Her sudden question left me disconcerted for a moment.
Ani sorusu beni bir anlığına **şaşkın** bıraktı.
I tried to hide how disconcerted I was during the interview.
Mülakatta ne kadar **şaşkın** olduğumu gizlemeye çalıştım.