"dialectic" in Turkish
Definition
Mantıksal argümanların karşılıklı olarak tartışılmasıyla doğruları bulmaya veya farklılıkları çözmeye yönelik bir yöntemdir, özellikle felsefede kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle felsefi ve akademik ortamlarda kullanılır. 'Diyalog'dan farklıdır; yapılandırılmış mantıksal akıl yürütmeyi ifade eder. 'Hegelci diyalektik', 'diyalektik süreç' gibi kullanılır.
Examples
The philosopher explained the dialectic method to his students.
Filozof, öğrencilerine **diyalektik** yöntemini açıkladı.
Dialectic is important for understanding different points of view.
Farklı bakış açılarını anlamak için **diyalektik** önemlidir.
Socrates is known for using dialectic in his teachings.
Sokrates, eğitimlerinde **diyalektik** kullandığıyla tanınır.
Their passionate debate soon turned into a true dialectic.
Tutkulu tartışmaları kısa sürede gerçek bir **diyalektik**e dönüştü.
Modern thinkers often rely on dialectic to challenge established ideas.
Modern düşünürler, yerleşik fikirleri sorgulamak için sıklıkla **diyalektik** kullanır.
If you want to sharpen your reasoning, try engaging in some dialectic with friends.
Muhakeme yeteneğini geliştirmek istiyorsan, arkadaşlarınla biraz **diyalektik** dene.