Введите любое слово!

"brinks" in Turkish

kenarlareşikler

Definition

Bir şeyin birden fazla kenarı veya eşiği; ayrıca önemli bir olayın arifesi anlamına da gelebilir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik dilde nadir kullanılır; daha çok resmi ya da edebi anlatımlarda görülür. 'On the brink of' Türkçede daha yaygındır.

Examples

The explorers stood on the brinks of the canyon.

Kâşifler kanyonun **kenarlarında** durdu.

The flowers grew along the brinks of the river.

Çiçekler nehrin **kenarlarında** yetişti.

We avoided walking near the brinks of the cliffs.

Uçurumun **kenarlarında** yürümemeye çalıştık.

These two countries have stood on the brinks of war for years.

Bu iki ülke yıllardır savaşın **eşiklerinde** durdu.

He felt like he was living on the brinks of disaster all the time.

Kendini sürekli felaketin **eşiklerinde** yaşıyor gibi hissetti.

Cities on the brinks of rivers often face flooding.

Nehir **kenarlarında** olan şehirler sık sık sel tehlikesiyle karşılaşır.