Введите любое слово!

"affront" in Turkish

hakaretaşağılama

Definition

Birine açıkça saygısızlık veya hakaret içeren söz ya da davranış.

Usage Notes (Turkish)

Daha resmî veya edebî anlatımlarda kullanılır; basit bir 'hakaret'ten daha güçlüdür ve kasıtlı saygısızlık anlamı taşır. 'an affront to...' şeklinde sıkça kullanılır.

Examples

His comment was an affront to my dignity.

Onun yorumu, benim onuruma yapılmış bir **hakaret**ti.

Many considered the new law an affront to human rights.

Birçok kişi yeni yasayı insan haklarına bir **hakaret** olarak gördü.

She took his refusal as a personal affront.

Onun reddini kişisel bir **hakaret** olarak aldı.

Calling her ideas stupid was a real affront to her expertise.

Fikirlerini aptalca olarak nitelemek, onun uzmanlığına gerçek bir **hakaret**ti.

Leaving him out of the meeting felt like an affront.

Onu toplantıdan çıkarmak bir tür **hakaret** gibi hissettirdi.

For many, the graffiti on the monument is an affront to the city’s history.

Birçokları için anıttaki grafiti, şehrin geçmişine bir **hakarettir**.