"put out of the way" em Turkish
Definição
Bir şeyi ya da kişiyi ortada engel olmayacak bir yere taşımak veya tamamen kaldırmak. İnsanlar için kullanılırsa tehdit veya zarar verme anlamı taşıyabilir.
Notas de Uso (Turkish)
Nesneler için kullanıldığında sıradan ve nötrdür; kişiler içinse tehdit ya da zarar verme iması taşır. Günlük kullanımda yaygın, resmi metinlerde az görülür.
Exemplos
Can you put your bag out of the way so I can clean the floor?
Çantanı **kenara koyar mısın**, böylece yerleri temizleyebilirim?
Please put those chairs out of the way before the guests arrive.
Lütfen misafirler gelmeden önce sandalyeleri **kenara koyun**.
He put the toys out of the way after playing.
Oyun bitince oyuncakları **kenara koydu**.
Let’s put this problem out of the way before it gets worse.
Bu sorun daha kötüleşmeden önce **ortadan kaldıralım**.
She felt like people at work wanted to put her out of the way.
İş yerinde insanların kendisini **ortadan kaldırmak** istediğini hissetti.
I finally got that task put out of the way, now I can relax.
Sonunda o işi **ortadan kaldırdım**, artık rahatlayabilirim.