"out of patience" em Turkish
Definição
Artık sakin biçimde bekleyememe veya tahammül edememe durumu; sabrın sonuna gelinmiş.
Notas de Uso (Turkish)
Gündelik konuşmada sıkça kullanılır, örn. 'Artık sabrım kalmadı' veya 'Onun sabrı bu işe karşı kalmadı'. 'Vakti kalmamak' ile karıştırmayın.
Exemplos
I am out of patience with this noisy dog.
Bu gürültülü köpekten **sabırsız** oldum.
She is out of patience with the slow internet.
Yavaş internet konusunda onun **sabrı kalmadı**.
The teacher is out of patience with the noisy class.
Öğretmenin bu gürültülü sınıfa karşı **sabrı kalmadı**.
I've been waiting for hours—I am out of patience now.
Saatlerce bekledim—artık **sabırsızım**.
My kids are making a mess again. Honestly, I'm out of patience.
Çocuklarım yine ortalığı dağıtıyor. Gerçekten, artık **sabrım yok**.
If you keep ignoring me, I'll be out of patience soon.
Beni görmezden gelmeye devam edersen yakında **sabırsızlanacağım**.