Digite qualquer palavra!

"implacable" em Turkish

amansızaffetmez

Definição

Durması, yumuşaması veya ikna edilmesi mümkün olmayan kişi, güç veya duyguyu ifade eder; özellikle kararlı veya acımasız olanlar için kullanılır.

Notas de Uso (Turkish)

Daha çok 'amansız düşman', 'amansız güç' gibi ciddi ve edebi deyimlerde kullanılır; küçük veya önemsiz şeyler için kullanılmaz.

Exemplos

The army faced an implacable enemy.

Ordu, **amansız** bir düşmanla karşı karşıyaydı.

She was an implacable opponent in every debate.

Her tartışmada o, **amansız** bir rakipti.

Time is an implacable force.

Zaman, **amansız** bir güçtür.

Her implacable determination inspired everyone around her.

Onun **amansız** kararlılığı çevresindekilere ilham verdi.

Despite all obstacles, their pursuit was implacable.

Tüm engellere rağmen, onların takibi **amansızdı**.

You can't bargain with an implacable storm; you just have to wait it out.

**Amansız** bir fırtınayla pazarlık yapamazsın; sadece geçmesini beklemelisin.