"extorting" em Turkish
Definição
Birine tehdit veya korkutma yoluyla para, bilgi ya da değerli bir şey zorla aldırmak. Genellikle suç ya da yolsuzluk bağlamında kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi ve hukuki metinlerde sıkça çıkar. 'Para sızdırmak', 'bilgi zorla almak' gibi. 'Şantaj' ile tamamen aynı değildir; burada tehdit veya doğrudan zor uygulanır.
Exemplos
He was caught extorting money from local businesses.
Yerel işletmelerden para **zorla alırken** yakalandı.
The criminal was extorting people with threats.
Suçlu, insanları tehdit ederek **zorla para alıyordu**.
They admitted to extorting secrets from officials.
Yetkililerden sırları **zorla aldıklarını** kabul ettiler.
He’s been extorting favors from his coworkers by threatening to tell their boss.
O, iş arkadaşlarını patronlarına söylemekle tehdit ederek **iyilikleri zorla aldı**.
She denies ever extorting anyone, despite the evidence.
O, kanıtlara rağmen hiç kimseyi **zorla almadığını** reddediyor.
People living in fear because someone is extorting them should seek help.
Birisi tarafından **zorla para isteniyorsa**, insanlar yardım istemelidir.