"devourer" em Turkish
Definição
Bir şeyi tamamen ve açgözlülükle yiyen ya da tüketen kişi veya varlık; genellikle canavarlar veya bir şeyi aşırı derecede tüketen kimseler için kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle resmi ya da edebi bir ifadedir; canavarlar veya bir şeyi tutkulu şekilde tüketen insanlar için kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer. "devourer of books" çok kitap okuyan kişi demektir.
Exemplos
The story tells of a devourer that lives in the mountains.
Hikaye, dağlarda yaşayan bir **yutucu**dan bahsediyor.
A devourer will eat everything in its path.
Bir **yutucu**, yolundaki her şeyi yer.
The monster was called the devourer of worlds.
Canavara 'dünyaların **yutucusu**' denildi.
He's a real devourer of books—he reads three a week!
O tam bir kitap **yutucu**su—haftada üç kitap okuyor!
In legends, the devourer can't be stopped by any weapon.
Efsanelerde, hiçbir silah bu **yutucu**yu durduramaz.
Social media has become a devourer of my free time lately.
Son zamanlarda sosyal medya, boş zamanımın bir **yutucusu** haline geldi.