"congested" em Turkish
Definição
Bir yer ya da şey çok dolu veya tıkalı olduğunda, hareket veya akışın zorlaştığı durumdur; genellikle trafik, mekânlar veya vücutta hava yollarında kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'Kalabalık yollar' yoğun trafikli yolları anlatır. 'Burun tıkalı' tıbbi bağlamda kullanılır. Kişilere değil, mekân veya şeylere söylenir.
Exemplos
The highway was congested this morning.
Otoban bu sabah **kalabalıktı**.
My nose feels congested when I have a cold.
Soğuk algınlığım olduğunda **burnum** **tıkanık** oluyor.
The waiting room is always congested at noon.
Öğle saatlerinde bekleme odası her zaman **kalabalık** olur.
Downtown gets really congested during rush hour.
Şehir merkezi, yoğun saatlerde çok **kalabalık** oluyor.
I can't breathe well—my chest feels congested.
Nefes alamıyorum—göğsüm **tıkanık** hissediyor.
The network is congested, so downloads are slow right now.
Ağ **yoğun**, bu yüzden indirmeler şu anda yavaş.