"bad taste in your mouth" em Turkish
Definição
Bir olaydan sonra insanın kendini rahatsız, huzursuz veya üzgün hissetmesi.
Notas de Uso (Turkish)
Gerçekten bir tat değil; yaşanan bir olaydan dolayı oluşan olumsuz duyguları anlatır. Genellikle günlük konuşma ve yarı resmi ifadelerde kullanılır.
Exemplos
The way he spoke to me left a bad taste in your mouth.
Bana konuşma şekli **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.
The unfair decision gave me a bad taste in your mouth.
Bu adaletsiz karar **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.
Losing the game left a bad taste in your mouth for the whole team.
Mağlubiyet tüm takımda **kötü bir his bıraktı**.
That argument really left a bad taste in your mouth—I wish we hadn't fought.
O tartışma gerçekten de **ağzımda kötü bir tat bıraktı**—keşke kavga etmeseydik.
All the broken promises left a bad taste in your mouth about the company.
Tüm tutulmayan sözler şirket hakkında **kötü bir izlenim bıraktı**.
Even after the apology, there was still a bad taste in your mouth.
Özürden sonra bile hala **kötü bir tat** vardı.