Digite qualquer palavra!

"bad taste in your mouth" em Turkish

ağzında kötü bir tat bırakmakkötü hissettirmek

Definição

Bir olaydan sonra insanın kendini rahatsız, huzursuz veya üzgün hissetmesi.

Notas de Uso (Turkish)

Gerçekten bir tat değil; yaşanan bir olaydan dolayı oluşan olumsuz duyguları anlatır. Genellikle günlük konuşma ve yarı resmi ifadelerde kullanılır.

Exemplos

The way he spoke to me left a bad taste in your mouth.

Bana konuşma şekli **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.

The unfair decision gave me a bad taste in your mouth.

Bu adaletsiz karar **ağzımda kötü bir tat bıraktı**.

Losing the game left a bad taste in your mouth for the whole team.

Mağlubiyet tüm takımda **kötü bir his bıraktı**.

That argument really left a bad taste in your mouth—I wish we hadn't fought.

O tartışma gerçekten de **ağzımda kötü bir tat bıraktı**—keşke kavga etmeseydik.

All the broken promises left a bad taste in your mouth about the company.

Tüm tutulmayan sözler şirket hakkında **kötü bir izlenim bıraktı**.

Even after the apology, there was still a bad taste in your mouth.

Özürden sonra bile hala **kötü bir tat** vardı.