"add insult to injury" em Turkish
Definição
Zaten kötü giden bir durumu bir hareket veya sözle daha da kötüleştirmek, özellikle birisine haksızlık yapıldığında.
Notas de Uso (Turkish)
Deyim olarak kullanılır ve gerçek yaralara değil, manevi veya zor durumların daha kötüleşmesi için söylenir. Kişi zaten kötü bir durumda olduğunda, üstüne daha da kötü bir şey eklenince kullanılır.
Exemplos
Losing my wallet was bad, but having my phone stolen too added insult to injury.
Cüzdanımı kaybetmek kötüydü, bir de telefonumun çalınması **yaraya tuz basmak** oldu.
She was late for work, and to add insult to injury, it started raining.
İşe geç kaldı, üstüne üstlük yağmur başladı, bu da **yaraya tuz basmak** oldu.
The team lost the game, but missing the bus home added insult to injury.
Takım maçı kaybetti, üstüne bir de otobüsü kaçırdılar; bu tam anlamıyla **yaraya tuz basmak** oldu.
He apologized for breaking the plate, but then he laughed, which really added insult to injury.
Tabak kırdığı için özür diledi ama sonra gülmesi tam anlamıyla **yaraya tuz basmak** oldu.
Getting a flat tire on my way to an interview added insult to injury after I had spilled coffee on my shirt.
Mülakata giderken lastiğimin patlaması ve üstüne gömleğime kahve dökülmesi, tam anlamıyla **yaraya tuz basmaktı**.
They canceled my order, and to add insult to injury, they refused to refund my money.
Siparişimi iptal ettiler, üstüne paramı geri ödemeyi de reddettiler, bu tam olarak **yaraya tuz basmak**.