"deprogramming" em Turkish
Definição
Bir kişinin yoğun telkin veya beyin yıkama sonucu kazandığı güçlü inançlarını ortadan kaldırmaya ve onları bağımsız düşünmeye geri döndürmeye yönelik süreçtir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle tarikatlar veya aşırı gruplarla ilgili olarak kullanılır. Resmi ve tartışmalı bir terimdir, günlük konuşmada sık geçmez.
Exemplos
The family hired a specialist in deprogramming to help their son leave the cult.
Aile, oğullarının tarikattan ayrılmasına yardımcı olması için bir **deprogramlama** uzmanı tuttu.
Deprogramming can be a long and difficult process.
**Deprogramlama** uzun ve zorlu bir süreç olabilir.
After deprogramming, she started to question what she had been taught.
**Deprogramlamadan** sonra, öğrendiklerini sorgulamaya başladı.
Some people believe deprogramming is necessary after being in a manipulative group, while others think it can do more harm than good.
Bazı insanlar, manipülatif bir grupta bulunduktan sonra **deprogramlama**'nın gerekli olduğuna inanırken, diğerleri bunun daha çok zarar verebileceğini düşünüyor.
The film explores the emotional impact of deprogramming on former cult members and their families.
Film, eski tarikat üyeleri ve aileleri üzerindeki **deprogramlama**'nın duygusal etkisini araştırıyor.
There's still a lot of debate over whether deprogramming is ethical or even effective in the long run.
**Deprogramlama**'nın uzun vadede etik ya da etkili olup olmadığı hâlâ tartışma konusu.