"born with a silver spoon in your mouth" em Turkish
Definição
Zengin ve ayrıcalıklı bir ailede doğup, para veya fırsat sıkıntısı çekmeden büyüyen kişiyi tanımlar.
Notas de Uso (Turkish)
Bu ifade genellikle birinin aile zenginliği sayesinde kolay bir hayata sahip olduğunu belirtir ve bazen kıskançlık ya da eleştirel bir ton içerebilir. Günlük konuşmada yaygındır.
Exemplos
He was born with a silver spoon in his mouth, so he never had to worry about money.
O **ağzında gümüş kaşıkla doğmuş**, bu yüzden para konusunda hiç endişelenmedi.
People think she is successful only because she was born with a silver spoon in her mouth.
İnsanlar onun sadece **züppe olarak doğduğu** için başarılı olduğunu düşünüyor.
He never worked hard because he was born with a silver spoon in his mouth.
Hiç sıkı çalışmadı çünkü **ağzında gümüş kaşıkla doğmuştu**.
Don't judge him just because he was born with a silver spoon in his mouth—he works hard, too.
Onu sadece **züppe olarak doğduğu** için yargılama—o da çok çalışıyor.
She travels whenever she wants; after all, she was born with a silver spoon in her mouth.
Ne zaman isterse seyahat ediyor; sonuçta **ağzında gümüş kaşıkla doğmuş**.
You can't compare our struggles—he was born with a silver spoon in his mouth, but we had to work for everything.
Bizim zorluklarımızla kıyaslayamazsın—o **ağzında gümüş kaşıkla doğdu**, ama biz her şeyi çalışarak elde ettik.