"you can't mean that" in Turkish
Definition
Birisi inanılmaz veya şaşırtıcı bir şey söylediğinde şüphe veya şaşkınlık ifade etmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve konuşma dilinde kullanılır; genellikle şaşkınlık, inanmazlık veya karşı çıkma anlamı taşır. Ciddi ya da espirili söylenebilir. Resmi yazışmalarda tercih edilmez.
Examples
You can't mean that! That's too much money for a sandwich.
**Bunu gerçekten demek istemiyorsun**! Bir sandviç için bu kadar para çok fazla.
Are you serious? You can't mean that about quitting your job.
Ciddi misin? İşi bırakmak hakkında **bunu gerçekten demek istemiyorsun**.
You can't mean that—I know you love chocolate!
**Bunu gerçekten demek istemiyorsun**—çikolatayı sevdiğini biliyorum!
Come on, you can't mean that—nobody likes waking up at 5 a.m.!
Haydi ama, **bunu gerçekten demek istemiyorsun**—kim sabah 5'te uyanmayı sever ki!
Wait, you can't mean that about moving abroad next month—are you really going?
Bir dakika, **bunu gerçekten demek istemiyorsun**—gelecek ay yurtdışına taşınmak ciddi mi?
Seriously, you can't mean that—did the boss actually say we have to work Saturday?
Cidden, **bunu gerçekten demek istemiyorsun**—patron gerçekten cumartesi çalışmamızı mı söyledi?