"wrinkling" in Turkish
Definition
Ciltte, kumaşta veya başka yüzeylerde küçük çizgi ya da kıvrımların oluşma süreci.
Usage Notes (Turkish)
En çok cilt yaşlanması, kıyafet veya kumaşın durumu için söylenir; süreç ifadesidir, tek bir çizgi anlamına gelmez.
Examples
The old shirt is wrinkling after sitting in the basket.
Eski gömlek sepette bekleyince **kırışmaya** başladı.
She noticed her hands were wrinkling from washing dishes.
Bulaşık yıkamaktan ellerinin **kırıştığını** fark etti.
Too much sun can cause early wrinkling of the skin.
Çok fazla güneş, cildin erken **kırışma**sına neden olabilir.
I hate how my jeans keep wrinkling during the day.
Kot pantolonumun gün boyu sürekli **kırışmasını** sevmiyorum.
His forehead was wrinkling as he tried to solve the problem.
Sorunu çözmeye çalışırken alnı **kırışıyordu**.
Don’t worry about your shirt wrinkling—nobody will notice.
Gömleğin **kırışması** için endişelenme—kimse fark etmez.